29 Eylül 2016 Perşembe

Darbe karşıtı askerler F-16’ların hedefleme sistemini bozmuş

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği eski Genel Başkan Yardımcısı emekli Astsubay Yüksel Binici, FETÖ terör örgütü mensuplarının 15 Temmuzdarbe kalkışmasının nasıl önüne geçildiğini anlattı.


KAHRAMAN ASKERLER HEDEFLEME SİSTEMİNİ SÖKMÜŞ


Binici, darbenin yaklaşık 40 yıldır süregelen bir planın ürünü olduğunu belirterek, darbeye karşı olan askerlerin F-16 uçaklarının hedefleme sistemini bozduklarını ve büyük bir zayiatın önüne geçildiğini söyledi.


Emekli Astsubay Binici, 15 Temmuz darbe girişimi gecesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Darbe karşıtı kahraman askerlerin, darbeye karşı büyük direnç gösterdiğini aktaran Binici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın darbeye karşı halkı sokağa çağırması ile beraber bu oyunun başarısızlığa uğradığını ifade etti.


Darbenin yaklaşık 40 yıllık bir planın ürünü olduğunu savunan Binici, darbenin önlenmesi adına askerlerle iletişim kurduklarını ve darbe oyununa alet olmamaları konusunda uyarılarda bulunduklarını belirterek şunları kaydetti:


“İlk başlarda ne olduğunu tam olarak anlamadık. İlerleyen süreçlerde olayı tam olarak anladığımızda bütün arkadaşlarımızla iletişime geçip meslektaşlarımızın hatalı bir davranışta bulunmamalarını, suç sayılabilecek emirleri yapmamalarını ilettik. Bir nevi bütün arkadaşlarımızı aydınlatmak ve darbenin başarılı olmaması için, engellenmesi için elimizden geleni yaptık. Arkadaşlarımız bunun suç sayılabilecek unsur olduğunu anladıkları andan itibaren bulundukları her ortamda direnç gösterdiler. Arkadaşlarımız darbeyi önlemek adına F-16’ların silah sistemindeki hedefe kilitleyen parçayı söktüler. Akıncı üssünde yaklaşık 60’ın üzerinde jet bu planlamanın içindeydi. Bu silahların atılmasıyla çok büyük tahribatlar oluşacaktı ve bu sayede onlar önlendi. Her birinin düştüğü noktada 25 metre çapında bir yeri tahrip ettiğini düşünürsek 60’ın üzerinde jette bu konu oluşsaydı çok vahim olurdu. Atış yapamadılar ve zayiatı azalttı.”


Darbeye karşı olan kahraman askerlerin jetlere yakıt vermediğini ve tankların arızalandırılarak kışladan çıkmasının önüne geçildiğini dile getiren Binici, “Jandarmalar, bulundukları bölgedeki mülki amirliklerin alınması emri verilmesine rağmen bunun suç sayılabileceğini düşünerek yapmadılar. Halkın üzerine gönderilen astsubaylar bunları reddettiler. Bunlar tabii ki darbeyi önleyen ana unsurlardı. Bunların daha üstünde özellikle darbenin başlangıcını sağlayacak noktada, özel kuvvetler komutanlığının sevk ve idaresini almaya gelen tuğgenerale orada görevli olan arkadaşımız, meslektaşımız, kahramanımız Ömer Halisdemir’in karşı koyması, karargahı teslim etmemesi, hatta kendi öleceğini bile bile silahını çekip tereddütsüz vurması darbe planını başlamadan büyük sekteye uğrattı. Bunlar darbe planının kopma noktalarıydı” değerlendirmelerinde bulundu.  


Kaynak : www.aksam.com.tr



Darbe karşıtı askerler F-16’ların hedefleme sistemini bozmuş

Yabancı CEO’lar da seferberliğe katıldı: Başka Türkiye yok

SELİM KARAHAN


Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hain darbe girişimine hem sokaktaki vatandaş hem de ekonomi cephesinden piyasalar sert bir tokat indirdi. Türkiye’yi işgal kalkışmasının ardından Türk iş dünyası da muazzam bir milli duruş sergiliyor. Bu milli birlikteliğe, Türkiye’de faaliyet gösteren küresel dev şirketlerin yabancı CEO’ları da katıldı. 


MERKEZ OFİSLERE MESAJ


Yurtdışındaki muhataplarına “Çekinilecek bir durum yok. Türkiye’ye inancımız tam” diyen yabancı yöneticiler, yurtdışındaki merkezlerine “Bu ülkenin demokrasisine ve ekonomisine güveniyoruz. Siz de güvenmeye devam edin” mesajı veriyorlar. Türkiye'de kalıcı ve büyük yatırımları olan bu şirketlerin kimisi Osmanlı döneminden beri topraklarda faaliyet gösteriyor. Kimisi de son yıllardaki büyüme hamlesiyle rotayı Türkiye’ye çevirenlerden. Birçok üst düzey yabancı yönetici, darbe kalkışmasının ardından Türk ekonomisinin daha güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğine inandıklarını açıkladı. 


YENİ BİR KAMPANYA BAŞLIYOR


Uzmanlar, yabancı yöneticilerin bu mesajlarının yurtdışı algının doğru yönetilmesi için önemli olduğu görüşünde. Geçtiğimiz günlerde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de bir açıklama yapmış ve FETÖ’nün darbe girişimi sonrasında Türkiye'ye ilişkin negatif algıyı gidermek için bir kampanya başlatacaklarını söylemişti. Söz konusu kampanyanın odağında Türkiye’deki yabancı sermayeli şirket CEO’larının olduğunu belirten Bakan Zeybekci, “8-10 Ağustos gibi dünya genelinde bir tanıtım kampanyası başlatıyoruz. Dostlarımız bizi anlatacak. Türkiye’de yatırımları olan uluslararası kuruluşların CEO’ları Türkiye'deki fırsatları, dostluklarını, yaşadıkları olumlu gelişmeleri anlatacak” demişti. 
İletişim uzmanları, Türklerin yurtdışında kendisini anlatmasındansa “yabancı CEO’lar gözünden Türkiye” kampanyasının dışarda önemli bir algı kırılmasına yol açacağına dikkat çekiyorlar. 


Biz de bu ülkenin bir parçasıyız


Mercedes-Benz Türk: “49 yıldır Türkiye’deyiz. Zor zamanlarda kendimizi hep Türkiye'nin bir parçası olarak gördük. Bugün 950 milyon euroyu aşan toplam yatırımımız ve 6 binin üzerinde çalışanımız var. Bu Türkiye'ye olan güvenimizin en önemli göstergesi. Üretim ve satış faaliyetlerimiz planlandığı gibi normal seyrinde sürüyor.” 


Yatırımlarda asla frene basmayacağız 


Unilever: “100 yılı aşkın zamandır Türkiye’deyiz. Yatırımları hız kesmeden sürdüreceğiz. Beş bin kişinin üzerindeki istihdam, kaliteli üretim ve iş süreçleri anlayışımız, insan kaynakları politikamızla ülke ekonomisine ve topluma değer katmaktan gurur duyuyoruz.”


Bu ülkenin hızla kriz çözme kabiliyeti var 


UNO Yönetici Ortağı ve CEO’su Frederico Caruncho: “Türkiye’ de, 6 yıldır mutlu bir şekilde yaşıyorum. Bu ülkenin, hızlı bir kendini dönüştürme, güçlü bir irade ve soğukkanlılık ile herhangi bir krizin üstesinden gelme ve ilerlemeye devam etme kabiliyeti var.” 


Daha da büyümek için çalışacağız


PEUGEOT Otomotiv Pazarlama Genel Müdürü Laurent Pernet: “Türkiye'nin yüksek potansiyele sahip ekonomisi konusunda görüşümüz değişmemiştir. Peugeot olarak Türkiye'de daha da büyümek istiyoruz. Planlarımızda herhangi bir değişiklik yapmadık. Türkiye'de daha da güçlü bir şekilde yer almak üzere planlarımızda bir değişiklik olmadan çalışacağız.”


Sonuna kadar Türkiye! 


NESTLE Türkiye CEO'su Felix Allemann: “Türkiye Nestle için çok önemli bir ülke. Türkiye ekonomisi ve büyüme potansiyeline sonuna kadar inanıyoruz. Nestle, İsviçre’deki kuruluşundan sadece 8 yıl sonra Türkiye pazarına girdi ve bugün Bursa Karacabey ile Kestel'deki iki fabrikamızda doğrudan 3 bin 800, dolaylı olarak da 7 binin üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz.” 


Bin kişiye yeni istihdam hedefi


TOYOTA Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdürü Hiroshi Kato: “Toyota'nın Türkiye'deki toplam yatırımı 1.7 milyar euro değerine ulaştı. Yeni seri üretim kapsamında bin kişiyi yeni istihdam sağlayacağız. Türkiye, Toyota'nın Avrupa satışları açısından önemli bir pazar. Hedeflerimizde de planlarımızda hiçbir değişiklik yok.” 


Bölgesel oyuncu olduk


Bagger-Sørensen Group CEO’su Søren Birn: “Danimarka’daki fabrikaları Türkiye’ye taşıdık. Türkiye’deki sakız ve şekerleme tesisiyle Avrupa, Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da güçlü bir oyuncu olduk.”


Türkiye’den ihracata başlayacağız 


NISSIN Yıldız Genel Müdürü Hidefumi Kawakita: Yıldız Holding bizim için önemli bir stratejik ortak. Bu ortaklığa şimdiye kadar 30 milyon dolar yatırdık. Gelecek sene için büyük bir satış artışı planlıyoruz. Ayrıca Türkiye’den Ortadoğu ülkelerine ihracata başlamayı planlıyoruz.” 


Bizim için önemli pazar


PepsiCo Türkiye: “Türkiye, PepsiCo için önemli bir pazar. 5 fabrikamız ve 3 binden fazla doğrudan çalışanımızla uzun vadeli sürdürülebilir büyümemize hız kesmeden devam edeceğiz.” 


Kesintisiz devam taahhüdü 


KELLOGG Med Avrupa Başkanı Chris Hood: “Ülker’le ortaklığımız ve ikonik markalarımızla, Kellogg 2005 yılından beri Türkiye’deki aileleri besliyor. Türkiye’deki ortak girişimimizle, üretimden markalama ve satışa kadar operasyonlarımız kesintiye uğramadan devam edecek.” 


Kaynak : www.aksam.com.tr



Yabancı CEO’lar da seferberliğe katıldı: Başka Türkiye yok

8 hücreli ihanet şebekesi

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Marmaris’te kaldığı otelde suikast düzenlemek için giden SAT ve SAS’çılardan oluşan timin tüm bağlantıları tek tek ortaya çıkıyor. Savcılık gözaltına alınan darbeci askerlerin itirafları üzerinden adım adım FETÖ’nün SAT/SAS suikast şeması çözerken bu yapılanmaya AKŞAM ulaşmayı başardı.


Bölünerek kamufle oldular 


FETÖ’nün SAT ve SAS’a 8 ayrı ‘abi’ hücrelenmesiyle sızdığı ortaya çıktı. Şemanın başında SAT/SAS imamı ‘Yusuf’ kod adlı FETÖ’cü bulunuyor. Yusuf kod adlı imama ‘Cankurt’ kod adlı Salih Çeliksoydan, ‘Sami’ kod adlı Ahmet Taşcıoğlu, ‘Yavuz’ kod adlı Nihat Mengi, ‘İlhan’ kod adlı Fatih Dursun’dan oluşan 4 bölge imamı bağlı. Teknik takibe takılmamak ve açığa çıkmamak için bölünerek talimatları gönderen FETÖ SAT/SAY yapılanmasını bölge imamlarına bağlı abiler aracılığı ile göndermiş. Şemaya göre darbeci askerlere doğrudan irtibatı kuran abiler ise ‘Hayati’ kod adlı Kemal Işıklı, ‘Burak’ kod adlı Yusuf Baytar, ‘Ömer’ kod adlı Önder Yılmaz ve sadece kod adı belirlenebilen ‘Kenan’. Bu abilere ise 7 sat komandosu, üçerli gruplar halinde 9 SAS komandosu bağlı olduğu ortaya çıkmıştı. 


Abilerin örgüt itirafları peş peşe geldi 


FETÖ’nün SAT/SAS şemasında yer alan isimler arasında gözaltına alınanlar yapılanmayı tek tek itiraf etti. Darbeci askerlere talimatlar götüren ‘Abi’lerden BDDK uzmanı Kemal Işıklı, ifadesinde, ” Gülen yapılanmasının sohbetlerinde kendisine abilik teklif edildiğini, SAT komandolarıyla bu şekilde iletişime başladığını” belirtmişti. Şemada ismi yer alan SAT'çı Astsubay Kenan Ceylan ise ifadesinde 1995 yılında örgüte katıldığını itiraf edip “SAS Grup Komutanlığı'nda kurbağa adam eğitmeni olarak görev yapmaktayım. Gülen cemaatine 1995 yılında Yenibosna'da bulunan öğrenci evine giderek katıldım ” şeklinde ifade verdi. 



Terör estirdiler


Paşa lakablı FETÖ'nün üst düzey sorumlusu assubay Kuzu  ve komandolar oteli basmış ve 2 polisi şehit etmişti. Komandoların dehşet görüntüleri ortaya çıkarken Erdoğan 15 dakika ile kurtulmuştu. 


İsim isim liste


Hücre yapılanması darbe girişiminin FETÖ 'nün yaptığını bir kez daha ispatladı. Suikastçi askerlerin emirleri örgütün abilerindan aldığı belirlendi. 


 


 


 


Kaynak : www.aksam.com.tr



8 hücreli ihanet şebekesi

İşte TSK'da devrim niteliğindeki düzenlemeler

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından hayata geçirilen 3 aylık olağanüstü hal sürecinde alınan ilk kararlarla Türk Silahlı Kuvvetleri'nde devrim gibi değişiklikler yapıldı.


Resmi Gazete'de bugün yayımlanan 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin en önemli konularının ele alındığı Yüksek Askeri Şuranın yapısı değişti. Buna göre, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı ve Milli Savunma Bakanı ile kuvvet komutanlarından oluşacak.


KHK kapsamında Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Milli Savunma Bakanına bağlandı. Bu kanuna aykırı olmayan ve diğer kanunlarla Genelkurmay Başkanlığına verilen görev ve yetkilere ilişkin hükümler ise saklı bırakıldı.


Ayrıca Cumhurbaşkanı ve Başbakanın, gerekli gördüklerinde kuvvet komutanları ile bağlılarından doğrudan bilgi alabileceği ve bunlara doğrudan emir verebileceği, verilen emrin herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirileceği de kararlaştırıldı.


Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı


Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında 27 Temmuz'da yayımlanan 668 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kararname” ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı da İçişleri Bakanlığına bağlandı.


İçişleri Bakanının kararıyla bir il veya ilçenin tamamı, polis ya da jandarma görev ve sorumluluk alanı olarak belirlenecek. Lüzum görüldüğü hallerde İçişleri Bakanı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı arasında her kademedeki personel geçici olarak görevlendirilebilecek. İçişleri Bakanı bu yetkisini il valilerine devredebilecek.


Sahil Güvenlik Komutanı da amiraller arasından atanacak. Rütbelerindeki bekleme süresi dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, amiraller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde kalabilecek. Sahil güvenlik bölge komutanları hakkında mülki görevleri açısından konuşlu bulundukları yerin valisi tarafından her yıl sonunda, görevleri ile ilgili olarak değerlendirme raporu düzenlenecek.


Milli Savunma Üniversitesi kuruldu


Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Milli Savunma Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kurulmasına ilişkin karar da bugün yayımlanan KHK'da yer aldı. Milli Savunma Üniversitesi, rektörlüğe bağlı olarak, kurmay subay yetiştirmek ve lisansüstü eğitim vermek amacıyla yeni kurulan enstitülerden kara, deniz ve hava harp okullarından, astsubay meslek yüksekokullarından oluşacak. Üniversitenin rektörü, Milli Savunma Bakanının önereceği ve Başbakanın uygun göreceği üç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek.


Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarının subay, astsubay ile diğer personel ihtiyacını karşılamak için İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi oluşturuldu.


KHK kapsamında, GATA ve asker hastaneleri Sağlık Bakanlığına devredildi. GATA'ya bağlı yükseköğretim birimleri, her türlü hak ve yükümlülükleri, alacak ve borçları, sözleşme ve taahhütleri, taşınırları ve taşıtlarıyla birlikte Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilecek.


Sağlık hizmeti sunumunda, şehit yakınları ve gazilere öncelik tanınacak. Askeri personel ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere, devredilen sağlık kuruluşlarında öncelikli hizmet verilecek. Bu şekilde verilecek öncelikli hizmetin usul ve esasları, Milli Savunma Bakanlığının görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Er ve erbaşların sağlık hizmeti giderleri, Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak. Bu giderler için Sosyal Güvenlik Kurumuna gerekli ödeme, Milli Savunma Bakanlığı bütçesinden yapılacak. Devredilen yükseköğretim birimlerinde öğrenim görenler, üniversite sınavının yapıldığı tarihte aldıkları puanları dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek öğretim kurumlarına nakledilecek.


Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldı


Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldı. Harp okulları, fakülte ve yüksekokullar ile jandarma dahil astsubay meslek yüksekokullarında öğrenimine devam eden öğrenciler uygun fakülte ve yüksekokullara naklen kaydedilecek. Askeri liseler ile astsubay hazırlama okullarında öğrenimine devam eden öğrenciler ortaöğretim yerleştirme puanları dikkate alınarak durumlarına uygun okullara kaydedilecek. 30 Ağustos itibarıyla mezun olacak askeri öğrencilerin subay ve astsubaylığa nasbı yapılmayacak. Okulların yönetim kadroları ilgili yasalar doğrultusunda görevlendirilecek.


Milli Savunma Bakanlığı Görev ve Teşkilatı Hakkında Kanunun 1. maddesinde de değişikliğe gidildi. Bakanlık merkez teşkilatı, aralarında Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü, Tersaneler Genel Müdürlüğü, Askeri Adalet İşleri ve Kanunlar Genel Müdürlüğü, Askeralma Genel Müdürlüğü, Personel ve Mali Yönetim Genel Müdürlüğü, İnşaat Emlak ve Milli Mayın Faaliyet Merkezi Genel Müdürlüğü, Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü gibi kuruluşların da yer aldığı genel müdürlük, daire başkanlığı ve diğer komutanlıklardan oluşacak.


Kanun hükmünde kararnamelerle 158 general ve amiralin de aralarında bulunduğu toplam 3 bin 73 asker de Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edildi.


Akıncı Üssü kapatılacak


Öte yandan Başbakan Binali Yıldırım'ın yaptığı açıklamaya göre, darbe girişiminin hava üssü olarak kullanılan Ankara'nın Kazan ilçesindeki Akıncı 4. Ana Jet Üssü ile Ankara'da ve İstanbul'da darbe girişimi sırasında tankların çıkarıldığı, helikopterlerin kaldırıldığı bütün kışlalar kapatılacak.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da küçük anayasa paketi eğer gerçekleştirilebilirse Genelkurmay Başkanı ve MİT'in Cumhurbaşkanına bağlanacağını açıklamıştı.


Kaynak : www.aksam.com.tr



İşte TSK'da devrim niteliğindeki düzenlemeler

Muğla Valisi Amir Çiçek kaçak darbecilerin yakalandığı operasyonu anlattı

Muğla Valisi Amir Çiçek, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ayrılmasının ardından, Marmaris'te konakladığı otele saldırı düzenleyenler arasında bulunan ve Muğla'nın Ula ilçesinde yakalanan 9 askerle ilgili, “Bunlar kıskaç arasına alındı. Arazide sıkıştırıldılar. Kaçacak yer bulamadılar. 9 tanesini elde ettik. İki tanesini arıyoruz.” dedi.


Çiçek, Çetibeli Jandarma Karakolu önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, operasyonun hala devam ettiğini belirtti. Dokuz askeri yakaladıklarını, ikisini aradıklarını ve bulacaklarını ifade eden Çiçek, firari askerleri hem havadan helikopterlerle, hem de karadan sıkıştırdıklarını söyledi.


Çiçek, aranan bir diğer kişinin, bu kaçan gruptan olmadığını belirterek, “İlk ifadelerden aldığımız bilgilere göre, bu grup 11 kişiydi. Bu 11 kişiden iki tanesini arıyoruz. Akşamdan beri yürüttüğümüz operasyonda, 11 ihanet çetesi vardı. Bunlardan 9 tanesini aldık. Şu anda gözetim altındalar. Bunlardan iki tanesini arıyoruz. Yakalananlar onların da orada olduğunu söylediler. İnşallah onları da alacağız. Diğeri de daha önce bu gruptan ayrılmış. Onunla ilgili de aramalar yapılıyor. Onu da bulacağız.” diye konuştu.


Operasyonda grubun lideri Şükrü Seymen'in de yakalandığını kaydeden Vali Çiçek, yakalanan askerlerin üzerilerinde uzun menzilli silah bulunmadığını, sadece tabancalarının olduğunu söyledi.


“Arazide sıkıştırıldılar”
Çiçek, dün akşam 22.00'de ihbar geldiğini ve yarım saat içinde operasyon yapıldığını ifade ederek, “Bunlar kıskaç arasına alındı. Arazide sıkıştırıldılar. Kaçacak yer bulamadılar.” diye konuştu.


Darbeci askerlerin kaçtıkları süre boyunca nasıl sakladıkları ve neler yedikleri ile ilgili soru üzerine Çiçek, Marmaris'in yoğun bitki örtüsüne sahip olduğunu, askerlerin bitkilerin arasında saklandıklarını belirtti.


Çiçek, ormanlık alana girildiğinde ne havadan ne de karadan ormanın görülebildiğini belirterek, “Bu fırsattan yararlanarak bu süre içerisinde bu bölgelerde saklandılar. Bu bölgedeki vatandaşlar hem ihbar, hem de güvenlik güçlerine destek yönünden takdire şayandır. Vatandaşlarımız hiçbir zaman bunlara destek olmadı. Hiçbir zaman bir katkıda bulunmadı. Bunlar yalnız başına kaldılar. Zaman zaman orman ve arazideki bitkileri yiyerek yaşamlarını bugüne kadar getirdiler. Vatandaştan bir destek olmadı.” ifadelerini kullandı.


“Çatışma değildi”
Vali Çiçek, operasyon başında duyulan silah seslerinin bir çatışma olmadığını, havaya uyarı atışları olduğunu söyledi.


Darbeci askerlerin 15 Temmuz'dan bu yana kaçtıklarını ve saklandıklarını hatırlatan Çiçek, “Kendilerini güvenlik güçlerine teslim etmiyorlar. Etselerdi bu ikinci ya da üçüncü gün olurdu. Bunlar sonuna kadar teslim olmamak için uğraştılar fakat baktılar ki etrafları çevrili, kaçacak yerleri olmayınca da kaçamadılar ve yakalandılar.” değerlendirmesinde bulundu.


Çiçek, grupta olmayan darbeci askerin Yunanistan'a kaçtığına dair kendilerinde bilgi olmadığını, ancak 16 Temmuz'dan bu yana sahilde gerekli önlemleri aldıklarını anlattı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Muğla'nın Marmaris ilçesinde kaldığı otele saldırıda bulunan darbeci askerlerin toplam sayısının 37 olduğu açıklanmıştı. Saldırının ardından ormanlık alana kaçan askerlerden 25'i daha önceki operasyonlarla yakalanmıştı. Gözaltına alınan zanlılardan 23'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Kaynak: AA


Kaynak : www.aksam.com.tr



Muğla Valisi Amir Çiçek kaçak darbecilerin yakalandığı operasyonu anlattı

Galatasaray'a sürpriz golcü: Adrian Ramos

Galatasaray transferde gözünü forvete çevirdi. Sarı-Kırmızılı yönetim yeni sezon için kadroyu takviye çalışmalarını sürdürürken, forvet bölgesine transfer etmek istedikleri asıl isimin adı netleşti. Alman devi Borussia Dortmund'un Kolombiyalı forveti Adrian Ramos'u gündemine alan Cim-Bom'un bu transfer için yoğun mesai harcadığı öğrenildi. Sarı-Kırmızılı yönetimin forvet transferi için 6.5 milyon Euro ayırdığı ortaya çıktı. Güncel piyasa değeri 6 milyon Euro olan Ramos için Galatasaray, 6.5 milyon Euro'yu gözden çıkarırken çalışmaların tam gaz sürdüğü belirlendi. Sarıkırmızılı takım uzun süredir hızlı ve bitirici bir forvet arayışındaydı. 30 yaşındaki forvet oyuncusu bu özelliklere tam uyarken, çalım yeteneği ile de dikkat çekiyor. Boyu 1.85 olan Ramos hava toplarında da etkili. Kolombiyalı starın 2018 yılına kadar Dortmund ile sözleşmesi bulunuyor.


GEÇEN SEZON 39 MAÇTA 10 GOL KAYDETTİ


Ramos, geçtiğimiz sezon sadece 13'ü ilk 11 olmak üzere çıktığı 39 maçta 10 gol 6 asistlik performans sergiledi. Transferde tek problemin Dortmund'un yeni bir forvet oyuncusu transfer etmeden Ramos'u göndermek istemesi. Santrfor olarak sadece Aubameyang ve Adrian Ramos bulunan Alman ekibi, yeni bir forvet almadan Ramos'u bırakmak istemiyor. Ramos ise yedek kaldığı için sarı-kırmızılı takıma gelmeyi çok istiyor.


ESKİ GÜNLERİNE DÖNMEK İSTİYOR


Hertha Berlin'de 5 başarılı sezon geçirdikten sonra bir başka Alman kulübü Dortmund'a transfer olan Ramos geçen sezon aradığı şansı yeterince bulamadı. Kolombiyalı futbolcunun Galatasaray'dan gelen teklife sıcak baktığı öğrenildi. Sarı-Kırmızılı yöretimin Ramos'u bitirmek için bu hafta Alman kulübüyle kıran kırana bir pazarlık yapmayı planladığı gelen bilgiler arasında yer alıyor.


Takvim


Kaynak : www.aksam.com.tr



Galatasaray'a sürpriz golcü: Adrian Ramos

Askerlik süresi ne olacak

Askerlik süresi kısalacak mı sorusunun cevabını Başbakan Binali Yıldırım verdi. 2016 askerlik süresi düşecek mi? Askerlik kaç ay olacak? Başbakan Binali Yıldırım askerlik süresi ile ilgili yaptığı açıklamada “Askere, silah altına alma işi devam edecek. Orada bir aidiyet oluşması lazım ama bunun sadece askerlik iklimine alışmak amacıyla olması, onun ötesinde bir rolünün olmaması lazım. Ayrıca değerlendireceğiz; şu anda onun kararını vermiş değiliz. Muhtemelen süreler daha kısalacak, sayı azalacak şeklinde konuştu. 1111 sayılı Askerlik Kanunun 5. maddesinde, “Erbaş ve erler için muvazzaflık hizmeti süresi; Kara, Deniz Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı’nda 18 aydır. Bu sürenin, barışta önce 15 aya ve bilahare 12 aya kadar indirilmesine, Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı da dikkate alınarak, Bakanlar Kurulunca karar verilebilir” hükmü yer alıyor. Böylelikle askerlik süresinin kısaltılması için Bakanlar Kurulu kararı yeterli bulunuyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM'DAN ASKERLİK SÜRESİ AÇIKLAMASI


“Askere, silah altına alma işi devam edecek. Orada bir aidiyet oluşması lazım ama bunun sadece askerlik iklimine alışmak amacıyla olması, onun ötesinde bir rolünün olmaması lazım. Ayrıca değerlendireceğiz; şu anda onun kararını vermiş değiliz. Muhtemelen süreler daha kısalacak, sayı azalacak.

Jandarma dahil, belirli bir takvim içerisinde silah altına alınmış askerlik hizmetini yapan hiçbir askeri, terörle mücadelede, askerlik, güvenlik işinde çalıştırmayacağız. Kadro ihtiyacı azalıyor, harp okulları kapatılıyor, MSB yeniden yapılandırılıyor, uzman orduya geçiliyor.”



Kaynak : www.aksam.com.tr



Askerlik süresi ne olacak