3 Aralık 2015 Perşembe

Karadeniz fıkraları gülünmez mi?

Orijinal Karadeniz fıkraları 


Temel ile Dursun arasında geçmesine alışık olduğumuz, zeka ile mütevazı bir espri anlayışını birleştirirken, kültürel farklılıkların yarattığı boşluklara değinir. Bazen fıkralar bir anda Temel tarafından sahiplenilir. Mesela Temel adamın birine ısrarla sorar: ‘sen Japon musun’, adam defalarca  ‘hayır’ der, sonunda dayanamaz ‘evet, ne olacaktı’ der. Temel de cevap verir: ‘Hiç. Hiç benzemiyorsun da.’


Yemek masasında, hele balık yeniyorsa, Karadeniz fıkraları anlatılır. Bazen bizi güldürür , bazen de belirli bir konudan uzaklaşmamıza yardımcı olur. Karadeniz halkı, başından geçen olayları ve sohbetleri fıkra gibi birbirine anlatmaya çok alışkındır. Temel şehre daha yakındır. Zekasıyla mizah dışında bir şey hedeflemeyen, yüksek algı düzeyinde pratik cevaplar vermeyi ön planda tutarak yaşayan bir karakterdir.


Bana bir fıkra anlatıver denildiğinde, ezberimizde Karadeniz fıkraları olmasında fayda var. Hem etrafımızdakilere mahcup olmayız, hem de tarzımızı Temel’in hazır-cevaplarına yakışır bir şekilde ortaya koymuş oluruz. Türk halkı için, özlü bir anlatımla üstesinden gelinemeyecek konu yoktur. özellikle Karadeniz aksanıyla anlatılması gerekmez.



Karadeniz fıkraları gülünmez mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder